Mastava (Sebzeli Pirinç Çorbası)

Mastava her mevsimde yapılan ve çok sevilen bir çorbamızdır. Bu çorbanın en iyi olan tarafı ise, evinizdeki buzdolabın derinliklerinde bulduğunuz artmış kalmış sebzeleri değerlendirebilmeniz. Biraz tembel olup alış veriş yapmaya üşendiyseniz, bir mastavalık malzemeyi yinede bulursunuz.
Bir tane buruşmuş yarım havuç ve bir köşede kalmış bir patatesiniz mi var? yanına birde iki soğan bulursanız işiniz tamam. Et olmasa bile olur. Biraz da kuru ekmek varsa - oldu bitti. Demek istediğim, mastavayı alışagelmiş sebzeler haricinde, neler bulduysanız hazırlayabilirsiniz.

Mastava benim çocukluğumun çorbasıdır. Hep küçük bir kız olarak - yanı 9-10 yaşlarında - evde mutfak işlerine başladığım zaman aklıma gelir. Biliyorsunuz bizde de, Türkiye'de olduğu gibi belli bir yaştan sonra kız evlatlarını istekli-isteksiz annelerinin yanına mutfak işlerinde yardıma gönderirler. İlk olarak sebze soymak gibi küçük işlerle başlanır. Sonraları ilse annenin yanında seyrede seyrede, ufaktan deneye deneye yemek yapmayı öğrenmeye başlarsınız. Böylece kızların daha sonraki hayatlarında iyi bir ev kadını olmasına hazırlık yapıldığına inanılır. İyiki bu devirler yavaştan bitiyor.
Yeni yemek yapmaya başlayan kızler - bendede olduğu gibi - mutfak kariyerine ilk olarak mastava ile başlarlar. Aileme ilk kendi hazırladığım mastava çorbasını sunduğumda ne kadar gururluydum hiç düşünemezsiniz. Hele annemin ve diğer aile fertlerinin beni övmesi bana ne kadar iyi gelmişti. Kendimi hemen büyük bir kadın gibi hissetmiştim. Biliyorsunuz o yaşlarda kızlar yetişkin gibi davranmak ve görülmeye bayılırlar. O zamanları düşününce hep yüzüme bir tebessüm gelir.

Bizde bu çorba en çok yenilen ev yemeklerinden olduğundan mastavayı bilmeyen yoktur diyebilirim. Her yemeklerde olduğu gibi mastava da büyük yöresel farklılıklar vardır. Örneğin Fergana bölgesinde, içine mutlaka biber katıp acı acı yemeyi severler. Ayrıca yağ yerine kuzudan kuyruk yağını tercih ederler. Yine Fergana vadisinde bulunan Namangan'da pirinç ayrı sunulur. Herkes keyfine göre çorbasına kendisi ilave eder. Ama nerede olur olsun, üstüne mutlaka bir kaşık ev yapımı yoğurt katmayı ihmal etmezler.
Harezm yöresinde ise mastavanın daha hafif bir verziyonu hazırlarınır. Özbek bir ailede misafirseniz sabah kahvaltısında bile önünüze mastava gelmesine şaşırmayınız. Bir çok yörelerde bu kahvaltının ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye'de de köy yerlerinde farklı değildirki. Bu esasında hepimizin eski geleneğidir. Peynir sosisli, avrupavari kahvaltıların daha kaç yıllık bir geçmişi vardırki?

Mastava, benimce en, çok yönlü yemeklerden birisidir. En iyisi kendiniz bir hazırlayıp ve deneyin :-)

 

 

Die Zwiebeln braten bis sie gold-braun werden.

 

 

 

Alle Gemüse nacheinander zugeben und kurz anbraten.


 


Kräuter dazu geben und mit Salz und Pfeffer abschmecken. Die Suppe in einer tiefen Schale mit Yoghurt servieren.

Mastava için gereki malzemeler:

200 gr. et (Kuzu, sığır… ne isterseniz)
bir tane orta büyüklükte soğan
1-2 tane havuç
Bir patates
1-2 küçük tatlı biber
Bit tomates yada tomates salçası (ben salça kullanmayı severim)
100 gr. ayçiçek yağı yada tereyağı
2 litre soğuk su
baharatlar, tuz, karabiber
100 gr. pirinç (bir Piyale)


01:

eti küçük karelere kesip, soğanları ince doğrayıp, sebzeleri yıkayıp hazırlayın. Tüm sebzeleri1-2 santim büyüklüğünde karelere kesmeniz gerekiyor.

02:

Kazana yağı katıp iyice kızmasını bekleyiniz. Yağ kızdıktan sonra etleri içine atıp, güzelce kızartın. Daha sonra soğanlarıda ilave edip kızartmaya devam edin.

03:

Soğan ölüp altınımsı bir renk aldıktan sonra içine salça yada tomatesleri ilave edip devam pişiriniz.

04:

2 dakika sonra havuçları da içine katıp, her ikişer dakika sonra patates ve biberleri ilave edip biraz daha kızartmaya devam edin. Sonra 2 litre suyu içine katıp küçük ateşte devam pişirin.

05:

aradan 20-30 dakika geçtikten sonra içine yıkanmış pirinci koyup, küçük ateşte pirinç yenecek duruma gelene kadar devam pişirin.

06:
Şimdi baharatları zamanı. Keyfinize göre tuz ve karabiber ve diğer taze baharatlardan ilave ediniz. Çorbayı çukur bir tabakta üstünü bir kaşık yoğurt koyarak sununuz.

benim tavsiyem: Pirinç olarak 'parboıiled' kullanın. Çorbalara bu pirinç tipi iyi uyuyor. Diğer pirinçlere nazaren çabuk yumuşamıyor. Biraz daha uzun pişmesi gerekiyor, ama buna rağmen şeklini ve formunu saklayabiliyor. Buzdolabında biraz fazladan yaptığınız çorbayı rahatlıkla 1-2 gün durdurabilirsiniz.